Ana sayfa Gündem ‘Mısır’daki Nubiler hala geri dönüş umudu taşıyorlar’

‘Mısır’daki Nubiler hala geri dönüş umudu taşıyorlar’

85
0

Mısır’daki Ulusal Suç ve Sosyal Araştırmalar Merkezinden Prof. Dr. Ahmed Abouelella, Mısır’daki Nubilerin hala geri dönüş umudu taşıdıklarını belirterek, “Oysa Mısır devleti onlara ait toprakların büyük bir çoğunluğunu başkalarına ya da bazı yatırımcılara zaten vermiş durumda.” dedi. 

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) iş birliğinde ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının katkılarıyla başkentte bir otelde düzenlenen “Göç ve Diaspora” temalı “Ortadoğu ve Kuzey Afrika Düşünce Kuruluşları Buluşması” forumu ikinci gününde devam ediyor.

Forumun “Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesinde Göç ve Diaspora Bölgesinde” konulu oturumunda, Prof. Dr. Abouelella “Göç ve Yerinden Edilme Arasında Mısır’ın Nübyelileri” başlıklı konuşma yaptı.

Abouelella, Mısır ve Sudan arasında yaşayan etnik grup Nubilerin 1960’lı yıllarda Mısır’ın güneyine inşa edilen bir baraj nedeniyle binlerce yıldır yaşadıkları bölgeden göç etmek zorunda kaldıklarını anlattı.

Mısır’da Nil Nehri’nin kıyısında, 39 köyden oluşan bir bölgede yaşayan Nubilerin Mısır’daki normal yaşamdan uzak olduklarını, kendi kültürlerini ve kadim geleneklerini koruduklarını belirten Abouelella, bu toplumun göç etmiş olmasının öne çıkan etkilerinden birinin zor çevresel koşullarda kendi topraklarından uzak yaşamak zorunda kalmaları, diğerinin ise erkeklerin iş aramak amacıyla şehirlere yönelmesi olduğunu söyledi.

Nubilere eski ana vatanlarına dönme sözünün zaman zaman bazı devlet başkanlarınca verildiğini ama bu sözlerin tutulmadığını dile getiren Abouelella, şunları kaydetti:

“Vatan hasreti çekiyorlar. Otuz yıldan fazla zamandır uzakta yaşadıkları yerlere hala geri dönüş umudu taşıyorlar. Oysa Mısır devleti onlara ait toprakların büyük bir çoğunluğunu başkalarına ya da bazı yatırımcılara zaten vermiş durumda. Bundan sonra geri dönüşleri zor. Nubilerin kendi topraklarına geri dönme ihtimali elbette hala mevcut. Dönen bazı küçük gruplar olmakla beraber bu bölgenin fakir ve pek çok hizmete muhtaç olduğu açık.”

Sudan’ın kuzeyine göç ettirilen Nubilerin de Mısır’dakilerle aynı şeyleri yaşadığını anlatan Abouelella, onların göç sürecinde de kültür, gelenek ve yaşam tarzlarının dikkate alınmadığını ve tıpkı Mısır’daki Nubiler gibi Sudandakilerin de iş arayışı nedeniyle şehirlere açılmak zorunda kaldığını, bunun da onların geleneklerinden kopmalarına neden olduğunu bildirdi.

Tuareg göçmenleri

Fas’taki Cadi Ayyad Üniversitesi öğretim üyesi Abdelouahed Ouled Mouloud da “Tuareg Diasporası ve Sahraaltı Afrika’da Güvenlik Çıkarımları” başlıklı konuşmasında, Tuareglerin Afrika’da hem sahil bölgesinde hem de Kuzey Afrika’da Mali, Nijer, Burkina Faso, Libya ve Cezayir’de olduklarını, Moritanya ve Çad’da da çok az sayıda bulunduklarını belirtti.

Afrika’daki etnik anlaşmazlıkları hatırlatan Mouloud, Tuareglerin Kaddafi’nin devrilmesinin ardından 2011 yılından sonra büyük bir başkaldırı başlattığını ve yaşanan olumsuzlukların Afrika kıtasına yayıldığını anlattı. Terör örgütlerinin ve ayrımcılık için çalışan örgütlerin birleşerek Sahra’nın güneyi Afrika’da faaliyetlerini daha fazla arttırdığını belirten Moulaoud, Tuareglerin Mali’nin kuzeyinde bir devlet ilan ettiğini vurguladı.

Bu başkaldırıya Fransa’nın operasyonlarla müdahale ettiğini aktaran Moulaoud, Tuareglerin son dönemde de aşırı gruplarla iş birliği yaptığının görüldüğünü söyledi. Bunun nedeninin Tuareglerin dışlanması, hükümetlerin onlar üzerindeki baskısı ve emperyalist politikalar olduğunu belirten Moulaoud, Tuareglerin yeniden başkaldırmasının önüne geçilmesi için kalkınma yönünden desteklenmesi gerektiğini bildirdi.

Mouloud, şöyle devam etti:

“Tuareglerle yakından ilgilenilmesi gerek. Aksi halde etnik çatışmalar artacaktır ve bölge uçuruma sürüklenecektir. Bu insanların özellikle sosyal yönden güçlendirilmesi ve daha iyi yaşam sürmeleri için çalışmalar yapılmalıdır. Bütün tehlikeler hem Tuaregler hem de Sahra bölgesini yakından ilgilendiriyor. Bu konu güvenlik yönünden ele alınmalı.”

Güvenlik tehditlerine karşı Avrupa dahil bütün ülkelerin birlikte çalışması gerektiğini belirten Mouloud, “Özellikle Kuzey Afrika ülkelerinin birbirleriyle iş birliği yapıp tek bir tutum alarak Tuareglerin durumlarının düzeltilmesi için ellerinden geleni yapmaları gerekli.” diye konuştu.



Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.