Ana sayfa Yaşam Suriyeli Ahmet’in savaşla değişen yaşamı

Suriyeli Ahmet’in savaşla değişen yaşamı

129
0

Sosyal medya hesabından yayınladığı ve 500 bine yakın kişinin izlediği “dostluk ve kardeşliğe çağrı” videosuyla gündeme gelen Suriyeli Ahmet Hamou, savaşın değiştirdiği hayatını ve Türkiye’deki zorlu yaşam mücadelesini anlattı.

Suriye’nin Halep şehrinde ekonomik durumu iyi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Hamou, ilkokul ve ortaokulunu doğduğu şehirde okudu. Mart 2011’de patlak veren savaşa rağmen, bir gün biteceği umuduyla 4 yıl boyunca ülkesini terk etmeyen Hamou, önce okulunu bırakarak köye yerleşti, sonra tüm düzenleri yok olan ailesine ekonomik destek sağlamak için Türkiye’ye zorunlu göç etti.

Türkiye’ye geldiğinde 16 yaşında olan ve 4 yıl boyunca tekstil sektöründe düşük maaşlara çalışan Hamou, ailesinin de buraya gelmesinin ardından üniversiteye gitmeye karar verdi. Hamou, arkadaşlarından borç para alarak Nişantaşı Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne kayıt yaptırdı.

Türkiye’de yayın yapan Syria TV’de arşiv biriminde çalışarak borçlarını ödemeye ve ailesine destek vermeye çalışan Hamou, sosyal medyada Suriyelilere yönelik provokasyon ve yalan haberlere karşı yayınladığı “dostluk ve kardeşliğe çağrı” videosuyla gündeme geldi.

“Adil bir savaş olmadığı için Suriye’den ayrılmaya karar verdik”

Zorunlu göç hikayesini ve Türkiye’de yaşadıklarını AA muhabirine anlatan Hamou, savaşın öncesinde ailesiyle huzurlu bir çocukluk geçirdiğini söyledi.

Lise birinci sınıfta okurken savaşın patlak verdiğini anlatan Hamou, “Savaş Halep’e doğru gelince inşaat mühendisi olan babamın işleri durdu. Hayatımız o ana kadar çok iyiydi. Babamın işleri durunca biz de eğitime ara verdik, köye döndük. Evimizi de kiraya verdik. 2014’e kadar babam işsizdi ve tüm paralarımız da bitti. O zamana kadar devrimin başarıya ulaşacağını ve Esad’ın düşeceğini umut ediyorduk. Rusya ve İran girdikten sonra, Esad’ın bizi dış ülkelere sattığını düşündük ve abilerimi Türkiye’ye göndermeye karar verdik. Onlar da öğrenciydi ama okulu bırakıp burada tekstilde çalıştılar. Savaşın sonunun gelmeyeceğini düşünmeye başladık ve ben de para kazanmak için Türkiye’ye gelmeye karar verdim. Üzerimizde uçaklar vardı sürekli. Adil bir savaş olmadığı için Suriye’den ayrılmaya karar verdik.” ifadelerini kullandı.

“Bodrum katta 11 kişi yaşıyorduk”

Hamou, iki abisinin para kazanıp ailesine yardım etmek için geldiği Türkiye’ye onların ardından göç ettiğini ifade etti.

Türkiye’ye geldiğinde 16 yaşında olduğunu ve iddia edildiği gibi çok iyi şartlarda yaşamadığını dile getiren Hamou, “Türkiye’ye gelince ben de abilerim gibi tekstilde çalıştım ama dayanamadım. Annem beni her aradığında ağlardım ve tekrar Suriye’ye gitmek, uçakların altında yaşamayı istedim. Çünkü Türkiye’ye geldiğimizde gerçekten zor şartlarda yaşadık. Bodrum katta 13 kişiydik. Ben o zaman 15 yaşındaydım. Hala her gün ağlıyorum. Bazı insanlar bizim burada keyif yaptığımızı düşünüyor ama gerçekte öyle değil. O günleri unutamıyorum. Birkaç sene sonra babam da geldi. İstanbul’un bir ilçesinde ev tuttuk. O zaman 400-500 lira para kazanıyorduk. Çok zorlandık. Ailem buraya geldikten sonra abilerim de işten ayrıldı çünkü buradaki patronları maaşlarını vermeden kaçtı. İnsanlardan yardım isteyerek kirayı ödedik. 2 ay bu şekilde yaşadık. Abilerim ve babam işe girince biraz rahatladık.” diye konuştu.

Komşularının yardımıyla evlerini kurdular

İnşaat mühendisi olan 57 yaşındaki babasının Türkçe bilmediği için zor iş bulduğunu dile getiren Hamou, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir arkadaşım bin 300 lira maaşla iş verdi ona. Ablam ise Suriye’de yaşıyordu hala. Eniştem Suriye rejimine esir düştü ve öldürüldü. Ablamı iki çocuğuyla beraber buraya getirdik. Bir bodrum katında 11 kişi yaşadık. Az maaş alıyorduk ama ben işimi geliştirmek için elimden geleni yaptım. Biz buraya geldiğimizde evin eşyalarını Türk komşulardan topladık. Suriye’de çok güzel bir evimiz vardı ama burada onların yardımıyla eşyalarımız oldu. Onların iyiliklerini asla unutmam.

Bir gün kapımızı çaldılar, tanıştık. Evin içine girdiler ve evde hiçbir şey olmadığını gördüler. Biz abimle sadece dolap ve yatak almıştık. Sağ olsunlar diğer komşulara da haber verdiler bize tencere, örtü gibi şeyler getirdiler. Suriye’de eşyalarımız en değerlilerdendi, en pahalılarından almıştık. Bunun için komşulardan eşya almak bize çok zor geldi. ”

Borç para alarak üniversiteye kayıt yaptırdı

Türkiye’ye geldikten sonra öncelikle yarım kalan lise eğitimini tamamlamaya karar veren Hamou, ardından üniversiteye hazırlandı.

Hamou, savaşta her şeylerini kaybettiklerini ama umudunu eğitim hayaliyle canlı tuttuğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çalışa çalışa 2017 sonlarında dayanamaz hale geldim. Tekstil atölyelerinde çok zorlandım. Babama, ‘Siz kendinize iyi bakın, ben geri döneceğim.’ dedim. Annem ve babam savaşa gitmemi asla kabul etmedi. O zaman okuyacağımı söyledim. Tekstilde çalışıyordum, liseye başvurdum. Yaşım lise başlangıç yılına göre büyük olduğu için birçok okul kabul etmedi. Çünkü savaş yüzünden 4 yıl ara vermiştim okuluma ama umudumu kaybetmeden mahalle mahalle gezdim. Hocalardan biri numaramı bırakmış. Birisi aradı, okula başladım. Çalışarak ve okuyarak liseyi bitirdim. Sınavları da kazandım. Sabah 07.00’de okula gider 13.00’te okuldan çıkıp tekstil atölyesinde çalışırdım. Akşam 19.00’da işim biterdi ama ben biraz daha fazla para kazanmak için 2 saat fazla çalışırdım.”

Tekstil sektöründeki işinden ayrılma kararı aldığı Syria TV’de çalışan bir arkadaşının kendisini aramasının ardından aynı kanalda dijital dokümantasyon ve arşivleme biriminde işe başlayan Hamou, “Üniversiteye gitmem için yardımcı olacaklarını söylediler. Puanımla İstanbul’da bir devlet üniversitesini kazanamadım. Ailemden ayrılmak istemediğim için Nişantaşı Üniversitesi İşletme Bölümü’ne borç para alarak kayıt yaptırdım. Para kazandıkça borçlarımı ödüyorum. Üniversitede özellikle Türklerle ve Suriyeli olmayan yabancılarla iletişim kuruyorum çünkü eğer önyargılar varsa onları kırmak istiyorum. Arkadaşlarımla hiçbir sıkıntı çekmedim. Zorlandığım yerlerde bana her zaman yardım ettiler. Hocalarım da öyle.” diye konuştu.

“Elimden ne gelir diye düşünüyorum”

Hamou, sosyal medyada büyük ilgi gören videosuna ilişkin şunları söyledi:

“Son zamanlarda Suriyelilerle ilgili iftiralar çıkıyor. Bizim de hatalarımız var. İyi insanlarımız da var kötü insanlarımız da var. Ben Türkçe bilen biri olarak Türk milletinin huzurunun bozulmaması için elimde ne gelir diye düşünüyorum. Derneklere gideyim, metrolarda afiş dağıtayım ve Suriyelilerin iyiliklerini de anlatayım dedim. Sonra video çekmeye karar verdim. ‘Videoyu 10 bin kişi izleyecek.’ dedim arkadaşıma. Zamanla birçok Türk bana destek mesajı attı. Fikirlerini değiştirdiğimi ve iyi insanların olduğunu gördüklerini söylediler.

Bu videolarıma devam edeceğim. İki milletin sıkıntılarını yok etmek için ne gerekiyorsa ben Ahmet olarak yapacağım. Ben sürekli Suriyelileri de uyarıyorum. Türk arkadaşlarımdan da destek bekliyorum. Sosyal medyada birçok iftira oluyor ve insanlar gerçek olmayan bu iftiralarla karar veriyorlar. Bunları değiştirmemiz lazım.”



Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.