Türkiye’nin Hafter’le artan temas trafiği: ‘Nihayet iki tarafla da konuşuyoruz’

Türkiye’nin Hafter’le artan temas trafiği: ‘Nihayet iki tarafla da konuşuyoruz’

Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın önceki gün Libya’ya giderek ülkenin doğusunu kontrol eden General Halife Hafter ile görüşmesi dikkat çekti. Erdoğan hükümeti, geçmişte ‘darbeci’ olarak nitelediği Hafter’le son dönemde temaslarını artırdı. Artan bu diplomasi hareketliliğini Dış Politika Analisti Aydın Sezer, Cumhuriyet’e değerlendirerek, “Nihayet, en baştaki, olması gereken noktaya döndük. Bu bir U dönüşüdür, ama eleştirmiyorum, doğrusu bu” dedi.

Türkiye, 2019’da askeri yollarla karşı çıktığı ve ‘darbeci’ dediği General Halife Hafter ile son dönemde görüşmeye başladı. Libya’nın doğusunu kontrol eden Hafter’le, Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın önceki gün Bingazi’de bir araya geldi. Millî Savunma Bakanlığı (MSB) yetkilileri ise önce Libya’nın batısındaki hükümetle, ardından doğudaki Hafter güçleriyle temas kurdu.

‘İKİ TARAFLA DA KONUŞMAMIZ GEREKİYORDU’

Dış Politika Analisti Aydın Sezer, Cumhuriyet’e verdiği demeçte, Türkiye’nin Hafter’le ilişkilerini iyileştirmesinin arkasında Mısır’ın olduğunu ifade etti. Sezer, “Biz Mısır’la barışma sürecindeyken Mısır’ın ön şartlarından biri Libya’da onların politikalarıyla uyum sağlamaktı. Bunun üzerine Libya’nın doğusuyla ilişki kurduk, doğudan milletvekilleri geldi, (doğudaki) Temsilciler Meclisi Başkanı Salih geldi, bizimkiler Hafter’in oğulları ile samimi oldular. Onlara İHA satmaya başladık, Hafter artık bizi kabul etmeye başladı” dedi.

Mevcut tabloyu ve son temasları değerlendiren Sezer, “Bizim Libya’da şu anda iki tarafla da konuşan bir politikamız var. Nihayet, en baştaki, olması gereken noktaya döndük. Hiç müdahil olmamamız gerekiyordu. Lüzumsuz yere, uzun yıllar Libya iç savaşını finanse ettik, taraf olduk. Bu resmen bir U dönüşüdür. Ama eleştirmiyorum, doğrusu bu” sözlerini kullandı.

DENİZ YETKİ ALANLARI BOYUTU

Kalın ile Hafter’in görüşmesi sonrası, Türkiye’nin 2019’da Libya’nın batısındaki hükümetle imzaladığı deniz yetki alanları anlaşması gündeme geldi. Bu anlaşmanın doğudaki Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması bekleniyor. Aydın Sezer, bu sürece ilişkin, “Libya’da legal bir yapı yokken bir anlaşma imzalandı. O anlaşma, karşı tarafta Meclis onaylamadığı için yürürlüğe girmedi” dedi. Sezer, Libya’nın batısındaki hükümete ‘Birleşmiş Milletler destekli hükümet’ demekten özellikle kaçınılması gerektiğini, bu desteğin olgusal olarak var olmadığını ifade etti.

Anlaşmayla ilgili mevcut duruma dair Sezer, “Libya şu anda bir şekilde bunu onaylarsa ve Yunanistan ile karşı karşıya gelirse, Yunanistan ve yanındaki Mısır, konuyu yargıya götürecek” dedi. Sezer, deniz yetki alanlarının doğal kaynak keşfinden çok, iç kamuoyuna söylem üretmekte etkili olduğunu savundu.

LİBYA’DA TARİHSEL SÜREÇ

Libya’da 2011’de Muammer Kaddafi’nin devrilmesinden bu yana siyasi istikrar sağlanamadı. 2014’te yapılan seçim sonucu ülke fiilen ikiye bölünürken, General Halife Hafter doğuyu kontrol altına aldı. Hafter’in askeri gücü ‘Libya Ulusal Ordusu’ Bingazi’de, siyasi dayanağı olan Temsilciler Meclisi Tobruk’taydı. Batı’da ise Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), başkent Trablus’ta yer alıyordu. 2019’da Hafter Trablus’a saldırırken, Rusya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri Hafter’i destekledi.

Türkiye ise Hafter’in saldırılarına karşı UMH’ye siyasi ve askeri destek verdi. Trablus harekâtı Hafter için başarısızlıkla sonuçlanırken, 2020’de ‘çözüm’ için uzlaşıldı. Ancak aradan geçen yıllarda ülkede iki farklı yönetim, birleşmedi.