Gıdanın izinde: İncir

Gıdanın izinde: İncir

Doğanın ilk tatlılarından biri, tarih boyunca hem besin hem de sembol olmuş incir; yumuşacık etiyle sofralarımızın kadim lezzeti.

Arkeolojik bulgular, incirin MÖ yaklaşık 10 bin yılına kadar uzanan evcilleştirme izlerine sahip olduğunu gösteriyor. Bu özelliğiyle incir, insanlığın ilk tarım ürünlerinden biri olarak kabul ediliyor.

İncir yalnızca lezzetiyle değil, sağlık açısından sunduğu katkılarla da dikkat çekiyor. Taze incir lif, potasyum, A ve C vitaminleri açısından zengin olup sindirimi destekliyor, kalp sağlığını koruyor.

Kuru incir ise kalsiyum ve demir deposu olarak özellikle kış aylarında enerji ve besin desteği sağlıyor.

Antioksidan içeriği sayesinde hücre sağlığını desteklerken, ölçülü tüketildiğinde kan basıncı dengesi için de yararlı. Geleneksel mutfaklarda tatlılardan ekmeklere, reçellerden dolmalara kadar uzanan bir kullanım alanı var.

Ancak günümüz şefleri, inciri sadece tatlılarla sınırlı görmüyor; ızgara incirler salatalara renk katıyor, incirli glaze’lerle tatlanan et yemekleri modern mönülerin yıldızı oluyor, kuru incir bazlı soslar ve içecekler ise yeni tariflerde yaratıcı bir dokunuş sağlıyor