Dışişleri bütçesinde muhalefetten ‘liyakatsizlik’ eleştirileri: ‘Taht kavgasına dikkat edin’
TBMM bütçe maratonunda dün, Dışişleri Bakanlığının 46 milyar lirayı aşan 2026 yılı bütçesi ile 2024 yılı kesin hesabı görüşüldü. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Plan ve Bütçe Komisyonu salonuna girdiğinde milletvekilleriyle tokalaşırken, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Fidan’a, “Sayın Bakan, diplomatik kurallara uyuyoruz, Dışişleri Bakanı’na laf atmıyoruz” diye seslendi.
‘ULUSAL GÜVENLİĞE TEHDİDE İZİN VERMEYECEĞİZ’
Hakan Fidan, yaklaşık 40 dakika süren konuşmasında, İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözüm için uzun süredir diplomatik çaba yürüttüklerini, Gazze’ye 7 Ekim 2023’ten bu yana 103 bin tonun üzerinde insani yardım gönderdiklerini söyledi. Suriye’de, ülkenin toprak bütünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceklerini belirten Fidan, “Ulusal güvenliğimizin tehdit edilebileceği bir ortamın kök salmasına izin vermeyeceğiz” diye konuştu. Fidan, Esad rejiminin düştüğü 8 Aralık 2024 tarihinden bu yana 550 bin Suriyelinin ülkesine geri döndüğünü ifade etti. Fidan ayrıca, Dışişleri Bakanlığının 2002’de 163 olan faal dış temsilcilik sayısının bugün 264’e ulaştığını, Türkiye’nin dünyadaki en geniş diplomatik temsil ağına sahip üç ülkeden biri olduğunu kaydetti.
‘YUVAM DIŞİŞLERİ, BENİM İÇİN CHP KADAR KIYMETLİ’
Ardından gruplar adına konuşmalar yapıldı. İlk konuşmacı, CHP’nin Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan oldu. Tan, bugüne kadar Dışişleri Bakanlığına ve Dışişleri Bakanı’na yönelttiği eleştirilerin bir ‘husumet’ten kaynaklanmadığını belirterek, “Benim için CHP ne kadar kıymetliyse yuvam olarak gördüğüm Dışişleri Bakanlığı da aynı kıymettedir. Bugün de kendisine ve dış politikaya yönelik eleştirilerimi iyi niyetli olarak değerlendirmesini, bunları bir meslek büyüğünün, bir ağabeyin nasihatleri olarak görmesini temenni ederim” dedi.
Tan, dış politika konusunda, İsrail ile diplomatik ilişkilerin ‘neredeyse sıfıra indirilmesi’ ile Türkiye’nin Gazze’de saha dışında kaldığını, Cumhurbaşkanı’nın ABD temaslarından ise herhangi bir sonuç alınamadığını ifade etti.
‘LİYAKATSİZLİK’ ELEŞTİRİLERİ
Tan bunun dışında, konuşmasının büyük kısmını ‘Dışişleri kadrolarındaki liyakatsizlik’ konusuna ayırarak, “Büyükelçilik makamına Bakanlık dışından mesleğe dair hiçbir bilgisi veya tecrübesi olmayan kişileri atamayı gün geçtikçe daha çok normalleştirmeniz, üstelik bunu yaparak bakanlıkta büyükelçi olmak için on yıllarını harcayan personelinizin hakkını yemeniz büyük bir sorundur. Ayrıca, kriminal eylemlerde bulunan şahısları büyükelçi yaparak onlara koruma kalkanı sunuyor ve bunu normalleştiriyorsanız, ülkemizin itibarına telafisi imkânsız bir zarar veriyorsunuz demektir. Adli sicilinde ‘yaralama’ ve ‘tehdit’ suçları bulunan bir kişi hâlâ Cezayir’de görevde. Görev yaptığı üniversitede, hakkında ‘mobbing, psikolojik taciz, iftira ve tehdit’ konulu çok sayıda dava bulunan bir rektör, Akdeniz İçin Birlik Teşkilatında büyükelçi. Dilerim, böyle profillerin Dışişleri’nde görevlendirilmemesi hususunda Cumhurbaşkanı’ndan talepte bulunacak kadar ağırlığınız vardır” sözlerini kullandı. Tan ayrıca, “Dışişleri’ne Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan (MİT) çok fazla personel getirildiğini, MİT kökenli genel müdür, daire başkanı ve büyükelçilerin olduğunu” söyleyerek bu durumu eleştirdi.
‘VELİ AĞBABA, KEŞKE SEN KONUŞSAYDIN’
Namık Tan sözlerinin devamında, sosyal medyada Hakan Fidan ile “Kurtlar Vadisi” videolarının yan yana getirilmesini, dizinin ismini vermeden eleştirerek, “İnternet üzerinden ona buna sataşan İsrail Dışişleri Bakanı Katz’la aynı pozisyonda kalmayı size yakıştıramıyoruz. Birileri istihbarat geçmişinize bakarak sizin yeni bir Putin olacağınızı mı hayal ediyor bilemem, ama Türkiye toplumunun dinamikleri Rusya’ya benzemez. Bizim ülkemiz öyle bir siyasetçi profilini de kaldırmaz” dedi. Bu sırada AKP sıralarından sesler yükseldi. Öte yandan Tan’ın konuşmasının sonunda, AKP Ankara Milletvekili Orhan Yeğin, “Sayın (Veli) Ağbaba, keşke sen konuşsaydın, daha nitelikli bir konuşma olurdu” sözlerini kullandı. Ağbaba ise buna, “Sen bu aklınla, bu çapınla kırk yıl diplomatlık yapmış, Amerika’da büyükelçilik yapmış insana mı laf ediyorsun” yanıtını verdi.
‘SURİYE HİÇ OLMADIĞI KADAR BÖLÜNMÜŞ DURUMDA’
Ardından İYİ Parti adına, Muğla milletvekili Metin Ergun konuştu. Ergun da konuşmasının büyük bir kısmını ‘liyakatsizlik’ konusuna ayırdı. Ergun, “Büyükelçi atamalarından terfi ve tayin süreçlerine kadar pek çok karar artık kurumsal liyakat yerine partizan ölçütlerle şekillenmektedir. Hariciyenin geleneklerine hakim, deneyimli ve ehil personel göz ardı edilmekte, yıllarını bu ülkenin hizmetine verilmiş diplomatlar siyasi sadakat kıstaslarıyla geri plana itilmektedir. Oysa dış politika günübirlik tercihlere değil, tecrübe ve sürekliliğe dayalıdır” değerlendirmesini yaptı. Ergun ayrıca Suriye konusunda Türkiye’nin ‘toprak bütünlüğü’ ilkesini anımsatarak, “Suriye belki de tarihte hiç olmadığı kadar fiilen bölünmüş durumdadır. Suriye’nin içinde bulunduğu parçalanmışlık, Amerikan emperyalizminin ve İsrail’in istediği bir durumdur. Zira Suriye’de bölgesel olarak hakim olan terör örgütlerinin işvereni doğrudan doğruya Amerika Birleşik Devletleri’dir. Burada Sayın Bakan’a sormak isteriz, bu fiili bölünmüşlük karşısında bakanlığınızca Türkiye’nin güvenliğinin sağlanması ve menfaatlerinin korunması için hangi adımlar atılmaktadır” sorusunu sordu.
‘ÇIK, ‘KİMSİN LAN SEN’ DE’
Parti grupları adına alınan sözlerin ardından öğleden sonra milletvekillerinin konuşmalarına geçildi. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın tutumunu eleştirerek, “Bu Tom Barrack kim ya? Bizim patronumuz mu? Hangi cüretle bize rejim öneriyor, rejimle ilgili öneride bulunuyor? ABD’de büyükelçimiz dese ki, ‘Ben bu eyalet sisteminize karşıyım, eyaletlerin sayısı artmalı/azalmalı’, bizim büyükelçiyi ne yaparlar orada? ‘İsrail’le Türkiye Hazar Denizi’nde iş yapacak’ diyor. Türkiye’ye dış politika dayatıyor, dış politika hattı çizmeye çalışıyor. Ya sen kimsin?” cümlelerini sarf etti. AKP sıralarına dönen Ağbaba, “Allah aşkına, niye bir laf söyleyemiyorsunuz bu adama? Siz var ya içeride kurt gibisiniz, kurtsunuz, dışarıda kuzu gibisiniz. Size söylüyorum, AK Parti’ye. CHP’nin bir eleştirisi olsun, ‘Ey’ diye bağırıyorsunuz, Trump’a karşı süt dökmüş kedi gibisiniz. Ya çıkın, deyin ki, Süleyman, sen de: ‘Kimsin lan sen’ de. Sayın Bakan bir şey diyemiyor, bari sen söyle” ifadelerini kullandı. Bu sırada Fidan’ın gülümsediği görüldü.
‘DAVUTOĞLU’ SÖZLERİNE FİDAN SESLİ GÜLDÜ
Ağbaba, sözlerini, Türk vatandaşlarının vize problemlerine değinerek sürdürürken, “Bir vekilimizin oğlu vize istiyor, vizesi reddediliyor. Peki bunun sebebi ne? Avrupa ülkelerinde biliyorsunuz, GRECO sözleşmesi diye bir şey var, yolsuzlukla mücadele eden ülkeler grubu. Oradaki yükümlülüklerimizi yerine getirememişiz. Vize serbestisi için 72 tane madde varmış, 6 kriter kalmış. En önemli şey siyasi etik kanununun çıkarılması. Siz bence çıkarın Sayın Bakan’ım. Yalnız çıkarırsanız Davutoğlu meselesini de unutmayın. Davutoğlu çıkartmaya kalktı da gitti ya. Başınıza bir iş gelmesin” dedi. Bu sırada Hakan Fidan sesli güldü. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP’den uzaklaştırılma sebeplerinden birinin, bu kanuna ilişkin hazırlık yapması olduğunu öne sürmüştü.
‘TAHT KAVGASINA DİKKAT EDİN’
Veli Ağbaba ayrıca, Hakan Fidan’ın da içinde olduğu iddia edilen ‘Erdoğan sonrası dönem’ tartışmalarına değinerek, “Diyorlar ki, bir taht kavgası var. Bürokraside görevden almaların ve atamaların bu taht kavgasının, çekişmelerin sonucu olduğu söyleniyor. Yani aman dikkat edin, gözünüzü seveyim. Bakın biz Osmanlı geleneğinden, taht için evlat boğulmuş bir gelenekten geliyoruz, aman ha. Başınıza bir iş gelmesin, dikkat edin” ifadelerini kullandı.








