25 Kasım’da kadınlar şiddet, sömürü ve cinayetlere karşı meydanlarda olacak: Mücadele yaşatır
Her yıl 25 Kasım kadınların mücadele çağırılarıyla birlikte meydanlardan ses çıkarılıyor. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde şiddet, sömürü ve cinayetlere karşı sokaklar dolarken tablo ise giderek ağırlaşıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Plaftormu’nun raporuna göre geçen yıl en yüksek kadın cinayeti verileri ortaya çıkarken bu yıl açıklanan veriler 2025’te şüpheli kadın ölümlerinin cinayetlerden daha fazla olduğunu ortaya koydu. Geçen yıl 25 Kasım’dan bu yıl 1 Kasım’a 248 kadın öldürüldü, 271 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.
‘GÖZ GÖRE GÖRE’
Platform temsilcilerinden Ece Yılmaz, “Geçtiğimiz sene tarihin en yüksek kadın cinayeti verisini açıkladık. Bunun sebebi de aile odaklı politikalar. Biz bu veriyi açıkladıktan sonra da 2025 aile yılı ilan edildi. Bu sene değişken olan şey şu, şüpheli kadın ölümleri ilk kez kadın cinayetlerini geçmiş durumda. Potansiyel failler bu kadınları öldürüp nasıl şüpheli şekilde üzerine kapatabilirim diye düşünüyor. Sürekli ‘yüksekten düşme’ ile karşılaşıyoruz. Biz biliyoruz ki bu ölümler tesadüf değil. Kadınlar öldürüldüklerinde ceplerinden, çantalarından uzaklaştırma kararları çıkıyor. Göz göre göre öldürülüyorlar” dedi.
‘DEĞİŞTİRECEĞİZ’
6284 sayılı Ailenin Korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun’a vurgu yapan Yılmaz, “Bizler bu 25 Kasım’da da hem siyasi iktidar hem de tüm sorumlular görevlerini eksiksiz yapana kadar mücadele edeceğiz. 6284’ü de uygulatacağız” diye konuştu.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey de “Kadınların hayatlarını belirleyen politik kararların birbirine eklenerek nasıl bir düzen kurduğunu, bu düzenin şiddeti nasıl görünür ve sürdürülür kıldığını hep birlikte izliyoruz. Kolluktan yargıya, şiddet failiyle olan güç birliği kadınları hayattayken korumasız, öldürüldüklerinde ise adaletin dışında bırakıyor” dedi. 11. yargı paketine değinen Tozbey, “Hukuki güvencelerin daraltılması, sosyal desteklerin yok edilmesi ve bakım yükünün yeniden ve yeniden kadınlara itilmesi, yıllardır süren bu kuşatmanın artık daha açık, daha sistematik bir hale geldiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. Tozbey sözlerini şu şekilde noktaladı: “Tablo ağır; fakat bu ülkenin en istikrarlı karşı gücü olan kadın mücadelesi kadar büyük değil. Şiddetin kendiliğinden ortaya çıkmadığını; belirli kararlarla mümkün hale geldiğini ve aynı şekilde, başka kararlarla durdurulabileceğini biliyoruz. Değiştireceğiz”
Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu da “İstanbul Sözleşmesi şiddetin önlenmesi için bir yol haritasıdır. İstanbul Sözleşmesi uluslararası hukukta, şiddetin kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın bir sonucu olduğunun vurgulandığı ilk sözleşmedir” dedi.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan açıklamada ise, “Kadına yönelik şiddetin hiçbir biçiminin meşru olmadığını ve kadınların yaşam hakkının ertelenemez, pazarlık konusu edilemez bir hak olduğunu yineliyoruz” dendi.
Kadınlar bu yıl da hakları için sokağa çıkacak. 25 Kasım Kadın Platformu’nun çağrısıyla bugün İstanbul Taksim Tünel’de saat 19.30’da toplanılacak. İzmir’de ise saat 18.30’da Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde bir araya gelecekler. Liseli ve üniversiteli genç kadınların oluşturduğu Muğla’da da saat 18.00’de Akyol Parkı’nda eylem yapılacak.








