Sophokles’in Antigone’u, Bursa Şehir Tiyatrosu’yla sahnede: Adaletin çığlığı kadının direnişi

Sophokles’in Antigone’u, Bursa Şehir Tiyatrosu’yla sahnede: Adaletin çığlığı kadının direnişi

Sophokles’in ilk kez İsa’dan önce 442’de, Eleusis şenliklerinde oynanan eseri “Antigone”, önceki akşam Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun temsiliyle Podyum Sanat Mahal’de tiyatroseverlerle buluştu.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nü, AKP iktidarının baskıcı tutumunun gölgesinde geride bıraktığımız şu günlerde sahnelenen oyun, daha bir anlam kazanıyor.

Hikâye malum, en kısa haliyle şöyle: İktidar olma gücünü arkasına alan Kreon ve inandıkları uğruna savaşmaktan vazgeçmeyen Antigone’un savaşı. Bu malum hikâye, sayısı bilinmeyen nice temsille tiyatroseverlerle buluşturuldu, buluşturulmaya da devam edecek. Fakat, tiyatro sanatçısı Ali Düşenkalkar’ın geçen yıl “genel sanat yönetmenliği” görevini üstlendiği Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun yeni oyuncularıyla sahneye aktardığı Antigone temsili, Altuğ Görgü’nün güçlü rejisiyle izleyicileri deyim yerindeyse koltuğa çiviliyor.

Aristoteles’in “Tragedyanın ödevi, uyandırdığı acıma ve korku duygularıyla, ruhu tutkulardan temizlemektir” öğretisiyle Sophokles’in Antigone’u düşünüldüğünde; Görgü’nün rejisiyle sahneye aktarılan temsilin antik Yunan’daki “şairin görevi”nin günümüzdeki “sanatçı ve aydın olmanın sorumluluğu”na karşılık geldiği ve bunun hakkıyla yerine getirildiği açık.

‘İNSANI ÇİĞNERSE…’

Kral Kreon’a (Kutlay Akbal) karşı, İsmene’ye (Elif Ağören) nazaran, kadın olmanın güce itaat etmek için kabullenilmiş bir koşul olmayacağı konusunda ısrarla savaşan Antigone’u Hilal Öztunca’nın performansı ile izliyoruz. Öztunca, Ağören, Akbal, Mehmet Taha Karataş, Sergen Bölük, Serdar Soyer, Furkan Öncü, Yusuf Serdaroğulları ve Erdem Kahraman’ın sahnedeki güçlü performansları, Şafak Kerem Kızıltan’ın tekinsiz tiranlığın dehşetini yansıtan dekor ve tasarımı, Oktay Köseoğlu’nun izleyiciyi oyuna bağlayan müziği ve daha da önemlisi “kadın” olmanın itaat etmek olmadığını sert ve yüksek sesle vurgulaması açısından değerli.

Antigone adaletin çığlığı, Antigone bireyin ve kadının erke direnişi. Altuğ Görgü’nün rejisiyle, koronun hep birlikte haykırdığı şu sözlere kulak vermeli: “Ben kadınım, ama susmam/ Bir mezar taşına bile hükmeden tanrılara kusmam/ Devlet dediğin nedir?/ İnsanı çiğnerse, dev mi sanırsın onu hâlâ?”

Oyun 2-9- 16 Aralık saat 20.00’de, Podyum Sanat Mahal’de yeniden Bursalılarla buluşacak. Kaçırılmamalı.