Türkiye’de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanıları artıyor: Yaşam boyu sürebilir

Türkiye’de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanıları artıyor: Yaşam boyu sürebilir

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), yalnızca çocukluk dönemine özgü bir gelişimsel farklılık değil, yaşam boyu sürebilen ve bireyin eğitim, iş yaşamı, sosyal ilişkiler gibi pek çok alanda zorluk yaşamasına neden olabilen bir nörogelişimsel bozukluk. Ancak Türkiye’de bu durum hâlâ yeterince tanınmıyor.

Özellikle erişkinlerde tanı oranı oldukça düşük. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de tanı sayıları artarken uzmanlar bu artışın yalnızca tanı olanaklarının gelişmesiyle değil, aynı zamanda toplumsal farkındalığın artmasıyla da ilişkili olduğunu belirtiyor.

Psikiyatrist Şahut Duran, Türkiye’de yapılan çalışmaların erişkinlerde DEHB’nin önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu doğruladına dikkat çekerek “Özellikle psikiyatri polikliniklerine başvuran erişkinlerde dikkate değer oranlarda DEHB görülüyor. Bu nedenle tanının sadece çocuk psikiyatrisi alanıyla sınırlı görülmesi hem gecikmiş başvurulara hem de yanlış tedavi planlamalarına yol açabiliyor” diye konuştu.

Çoğu erişkinin “hiperaktivite” göstermediği için kendilerinde DEHB olabileceğini düşünmediğine değinen Duran, “Oysa erişkinlerde tablo daha çok dikkatsizlik, organizasyon güçlüğü, erteleme, unutkanlık ve zihinsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkar” diye konuştu. Çocuklukta DEHB tanısı alan bireylerin yaklaşık yarısının belirtilerinin erişkinlikte de devam ettiğini ifade eden Duran, “Ancak belirtilerin şekli değişir: çocuklukta aşırı hareketlilik baskınken, erişkinlikte yerini dikkatsizlik, dağınıklık, dürtüsel karar alma ve duygusal dalgalanmalara bırakır. Erişkin DEHB tedavisi asla yalnızca ilaçtan ibaret değildir” dedi.

‘SİSTEM KAYNAKLI’

DEHB’li bireyler için yaşamsal zorlukların önemli bir bölümünün sistem kaynaklı olduğuna dikkat çeken Duran, “Eğitim sistemi uzun süreli dikkat, hızlı işlem kapasitesi ve çok adımlı görevleri ödüllendiren bir yapıya sahip olduğu için, DEHB’li öğrenciler çoğu zaman erken yaşta “dalgın”, “tembel” veya “kopuk” olarak etiketlenir. Damgalanma akademik özgüveni ve motivasyonu zedeler” ifadelerini kullandı.