AKP döneminde Meclis’te 4 farklı komisyon kadına şiddeti önlemeyi konuştu, çözümler unutuldu: Komisyon var çözüm yok
Kadına yönelik şiddet sorunun çözümü için 23 yıllık AKP iktidarı boyunca Meclis’te bu konuda dört ayrı komisyon kuruldu. Bu komisyonların hepsi raporlarını kamuoyu ile paylaştı. Bu raporlarda sorunun çözümü için sayısız öneri yer aldı. AKP döneminde Meclis’te bu konuda kurulan ilk komisyon, raporunda “töre” ve “namus” adı altında işlenen cinayetlere odaklandı. Bundan 19 yıl önce, 2006 yılında tüm partilerin ortak çalışmasıyla paylaşılan raporda, bugün muhalefet kanadından benzer değerlendirmeler yapılınca iktidarın tepki gösterdiği bazı tespitlere yer verilmesi dikkat çekti. “Kadınları öldürenler daha çok onların tanıdıkları kimselerdir” denilen raporda “Bu kimseler kadının şu andaki kocası, boşandığı eşi, erkek arkadaşı, birlikte yaşadığı erkek olabileceği gibi babası erkek kardeşi ya da diğer erkek akrabaları da olabilir” ifadeleri yer aldı. Raporda çözüm için “Devlet, kadın ve erkek arasındaki ekonomik eşitsizliğin ortadan kaldırılması için gerekli tedbirleri almalıdır. Yasa koyucuları, kadınları doğrudan ilgilendiren kanunların yapım sürecinde sivil toplum kuruluşlarının önerileri alınmalıdır. Sistematik bir zihniyet dönüşümü için ders kitaplarında, günlük konuşmalarda, görsel ve yazılı basında, sinema filmlerinde hatta akademik çalışmalarda, vaaz ve hutbelerde kullanılan geleneksel cinsiyet rol ve kalıplarını, erkek egemen zihniyetin hakim olduğu toplumsal yapının yarattığı olumsuzlukları vurgulayan bir söylem geliştirilmelidir” gibi öneriler sıralandı.
MUHALEFETTEN ‘CEZASIZLIK’ ŞERHLERİ
Meclis’te son dört yılda kurulan iki farklı komisyonun raporlarında ise cezasızlık algısına vurgu yapıldı. Bu kapsamda özellikle muhalefet milletvekillerinin raporlara “Cezasızlık algısı kadın cinayetleri, kadına karşı şiddet ve cinsel istismar davalarında da genel kanı olmuştur. Eşlerine, boşandıkları eski eşlerine, ayrıldıkları sevgililerine karşı devletten koruma bekleyen kadınlar ne yazık ki öldürülmeye ve saldırıya uğramaya devam ediyor. Çünkü katiller veya saldırganlar yasaların değil, yasa koyucu siyasi iktidarın yarattığı iklimde ceza almayacaklarına ya da az ceza alacakları inancındadırlar” gibi şerhler düştüğü görüldü.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ‘ANAHTAR’
Öte yandan Meclis’te 2015 yılının ocak ayında çalışmalarına başlayan bir diğer komisyon da Mayıs 2015’te raporunu tamamladı. Ancak Meclis’teki kayıtlara göre bu rapor dağıtılamadı, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmedi ve bu nedenle hükümsüz hale geldi. Söz konusu raporda bugün bir gece yarısı kararıyla feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ne de yer verildi. Raporda sözleşmenin “kadınlarla erkekler arasında hukuki ve fiili eşitliğin gerçekleştirilmesini sağladığı, kadına yönelik şiddeti önlemede anahtar bir unsur olduğu” belirtildi.








