Aleviler, Saray’ın masasındaki ikinci açılıma tepki gösterdi, laikliğe işaret etti: Din sarmalına sokuluyor
Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Ali Arif Özzeybek ve gazeteci Mehmet Çek imzasıyla hazırlanarak Cumhurbaşkanlığı’na sunulan “Milli Birlik ve Beraberlik Çalışması”adı altında 2009-2010’daki Alevi açılımının devamı niteliğinde yeni bir Alevi açılımının yolda olduğu belirtildi. Demokratik toplum örgütleri “yeni alevi açılım sürecini” değerlendirerek hükümetin samimi olmadığını, olayın gerçek muhataplarını dışladığını, kamuoyunun oyalandığını görüşünü dile getirdi.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan: 2009-2010 yıllarında yapılan Alevi çalıştayına baktığımızda çalıştayın birinci ve üçüncü oturumundan sonra gerçek muhatapları olmayan, farklı kesimlerle süreci götürdüler ve sonuç fiyasko oldu. Talebimiz eşit yurttaşlık. Ama hükümet her zamanki gibi kendi bildiğini okumaya devam ediyor. Kültür Bakanlığı bünyesindeki başkanlığı Cumhurbaşkanlığı’na bağlamak işin sulandırılmasından başka bir şey değil. Yansıyan raporun en tehlikelerinden biri de ilahiyat fakültelerine bağlı Alevilik eğitimi.
Biz devletin din ile ilişkilerini seküler bir ortama çekilmesini isterken, laiklik ilkesinin herkesin güvencesi olmasını isterken devlet yeni bir din sarmalına sokulmaya çalışılıyor. Yeni bir Alevi imamı yetiştirmek istiyorlar. Biz yıllardır imam hatip liselerinin laik ve bilimsel eğitimden uzak olduğu söylerken şimdi Alevi liseleri kurmak istiyorlar. Aleviler olarak bunu Alevilere yönelik olumlu bir adım görmemiz söz konusu değildir. Görünen o ki hükümet oyalayıp, zaman kazanmak istiyor, sürecin gerçek muhataplarıyla konuşmaktan, çözüm masasına oturmaktan ve şeffaf olmaktan kaçıyor.”
‘LAİKLİKTEN YANAYIZ’
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe: Etkili olan Alevi kurumları, örgütleri yerine kendilerinin kurdurduğu ya da işbirlikçi pozisyonda olan Alevi kurumlarını kendilerine muhatap alıyorlar. Kamuoyuna yansıyan haliyle de açılım dedikleri şeylerin tamamı bizim taleplerimizin sulandırılmış, liberalize edilmiş, birçoğunu asla kabul etmeyeceğimiz, bir anlamda da makyajlanmış ve işi boş olduğu gibi her yöne çekilebilecek nitelikte. Öreğin bizim okullarda Alevilik dersi olsun diye bir talebimiz asla olamaz. Alevilik herhangi bir müfredata sığacak bir inanç değil.
Biz laik, bilimsel eğitim talep ediyoruz, okullarda din eğitimi olsun yanlısı değiliz. Diğer taraftan 32 yıldır Sivas Madımak Oteli utanç müzesi olsun dememize rağmen insan hakları müzesi yapacaklarını söylüyorlar. Biz eşit koşullarda masada olmak istiyoruz. Çok net bir şekilde laik, demokratik eşit yurttaşlığa dayalı bir cumhuriyetten yanayız. Bunun için de Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Arap ayrımı yapmadan bütün yurttaşların kimliklerinden, inançlarından, cinsiyetlerinden dolayı ötekileştirilmediği, öldürülmediği, katledilmediği demokratik toplum yapısından yanayız. Camiye, kiliseye, havraya, cemevine de eşit mesafede olacak bir yapılanma olursa karşı çıkmayız. Bugünkü yapılanma Alevi kurumlarının yerin kendini koyan, tarif eden, Aleviliği ve kurumlarını dizayn etmeye çalışan, bölüp, parçalamak isteyen bir yapı ile karşı karşıyayız. Düzenleyici bir yapı öngörülüyorsa bunun müzakere ederiz.”
‘AYRIMCILIĞIN KABULÜ’
Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muharrem Erkan: