Bergama Tiyatro Festivasli’nden izlenimler: Tarihi kentin geleceğe yürüyüşü
Bergama Tiyatro Festivali’nin altıncısı pazar günü sona erdi. Festivalde üç gün boyunca 20’den fazla etkinlik düzenlenirken cumartesi ve pazar günleri sabah 8-9 saatlerinde başlayan program, 23.00’e kadar sürdü. Özellikle ilk iki gün Asklepion’un antik kentinde sahnelenen “Leyla ile Mecnun Değil” ve “Şakşakçılar” izleyicinin ilgisini çekti. Pazar günü ise Akropol’ün büyüleyici atmosferinde gün batımı eşliğinde “YaşanmışYaşanıyor-Yaşanacak” başlıklı özel bir performans sahnelendi. İzleyiciler, bir yandan Kale Tepesi’ndeki Helenistik dönemin en etkileyici merkezlerinden biri olan Akropol’de tapınakların, sokakların, sosyal ve ticari meydanların kalıntıları arasında yürüyüp büyülendiler, bu sırada kulaklarına Korhan Futacı’nın üflemeli çalgılarla yaptığı müzik çalınıyordu, sese doğru ilerlediler. Ses, Bergama’dan Almanya’ya götürülen Zeus Altarı’nın kalıntılarının üstünden geliyordu. Futacı’yla birlikte Esra Yurttut da deneysel bir performans sergiledi. Tanık olanlar, bu buluşmada geçmişi yeniden ziyaret etme, şimdiyi duyumsama ve tüm bu deneyimi Akropol’ün zirvesinden Bergama’ya ve gökyüzüne doğru taşıma fırsatı buldu. İçeriğin tasarımını Eren Arıkan ve Çağıl Özdemir üstlenirken, kürasyon ve içerik düzenlemesi Murat Sezgi tarafından yapıldı.
Ücretsiz çocuk etkinlikleri de festivalde önemli yer tuttu. Bergama yapısı gereği açık hava etkinliklerine uygun bir kent, antik tiyatrolar dışında Çamlıpark’ta da gösteriler sahnelendi. Bergama sokak turları da sadece biletli izleyicileri değil, o sırada Bergama’yı turlayan yerli turistleri de kendine çekti.
FESTİVALE KATKI
Bu yılki festival, Bergama’nın tarihine sahip çıkmak ve kentin kültür sanatla dolu geçmişini daha fazla insana duyurabilmek için elini taşın altına koyan Bergamalıların elinde yeşerdi denebilir. Bunu festival ekibi her fırsatta dile getirirken bu bağlantıları daha da geliştirmenin çeşitli yolları arandı.
Festival kapsamında düzenlenen oturumlar, yalnızca tiyatronun güncel meselelerine değil, kentlerin kültür politikalarına, sürdürülebilir kültürel yapıların inşasına ve Bergama’nın kültür ortamının geleceğine ilişkin ortak bir tartışma zemini sundu. Panellerin finalinde ise Çamlıpark’ta Serhan Ada’nın moderatörlüğünde bir forum ortamı oluştu. “Bergama Kültür Stratejisine Doğru” başlıklı etkinlikte festivalin paydaşları ve izleyiciler bir araya gelerek düşüncelerini paylaştı. Kültürel mirastan tarıma, sanattan gündelik yaşama uzanan geniş bir perspektifte, Bergama’nın kültür politikasını geliştirmek için atılan adımlar paydaşlarla birlikte tartışıldı.
Festival, yalnızca bir program olmanın ötesinde, kentin kültürel geleceğini birlikte kurmaya yönelik uzun soluklu bir dönüşümün adımlarını başarıyla attı.