Beslenme projesine katılan çocukların enerjisi arttı, eşitlik duyguları güçlendi: Gıda motivasyonu

Beslenme projesine katılan çocukların enerjisi arttı, eşitlik duyguları güçlendi: Gıda motivasyonu

Araştırmalara göre açlıkla düşük akademik performans arasında çok önemli bir ilişki var. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), TOKTUT ve Hüsnü M. Özyeğin Vakfı işbirliğinde başlatılan “Sağlıklı Beslen, Sevgiyle Büyü” projesi kapsamında Antakya’daki konteyner kentlerde yer alan 25 anaokulundaki 1350 çocuğa, 2024-25 öğretim yılı boyunca, günde bir öğün olmak üzere toplam 200 bin adet beslenme paketi dağıtıldı.

Gıda uzmanları tarafından hazırlanan öğünlerle çocukların günlük ihtiyaç duyduğu besin değerlerinin en az yüzde 40’ının karşılanması, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral açısından dengeli içeriklere çocukların sağlıklı gelişiminin desteklenmesi ve okul katılımın artırılması hedeflendi.

Proje aynı zamanda, kadın üreticiler ve küçük çiftçilere gelir sağlayarak yerel ekonomiye de doğrudan katkı sunmuş ve bölgede kadın istihdamına ilişkin bir model oluşturmuş oldu.

DAHA DEĞERLİ HİSSEDİYORLAR

Anket ve görüşme bulgularına göre, öğretmenlerin yüzde 48’i sunulan beslenme paketlerinin çocukların okula gelme isteğini artırdığını, yüzde 32’si ise çocukların okula daha düzenli devam ettiğini söyledi. Beslenme desteği başladıktan sonra yeni kayıtların yapıldığı da gözlemlendi. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu, bu desteğin çocuklar arasında eşitlik duygusunu, birlikte hareket etme becerisini, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını ve kendini değerli hissetme duygusunu güçlendirdiğini belirtti. Çocuklarını gözlemleyen anneler şunları söyledi: “Eskiden okula gidip gitmemesi bile yemek hazırlayıp hazırlayamayacağıma bağlıydı.” “Kutuyu alması onu çok mutlu ediyor. ‘Benim de yemeğim var’ diyor. Eskiden arkadaşınınkine özenirdi.”, “Kızım çok zayıftı, biraz kilo aldı gibi. Daha canlı, daha enerjik oldu.”

Öğretmenler ise daha önce sürekli yorgun olan çocukların şimdi daha enerjik ve derslerde daha katılımcı olduğunu belirterek “Herkes aynı şeyi yediği için kavga etmiyorlar, paylaşmayı da öğreniyorlar. Kıskançlık bitti” dedi. Öte yandan sosyal duygusal kazanımlarda da şu artışlar oldu: Eşitlik duygusu yüzde 96, birlikte hareket etme yüzde 94, sağlıklı beslenme alışkanlığı yüzde 94, kendini değerli hissetme yüzde 92, paylaşma becerisi yüzde 90, okula aidiyet ve güven yüzde 82, zorbalıkta azalma yüzde 66, derse katılım isteği yüzde 62.