Kafkasya Uzmanı Mitat Çelikpala, Trump Rotası’ndaki son durumu değerlendirdi: Bölgedeki dengeler değişecek
Zengezur Koridoru’na bağlanması beklenen Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu’nun temelleri, geçtiğimiz günlerde atıldı. Orta Asya ile Batı’yı bağlaması beklenen bu hat kapsamında; Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Rusya ve ABD gibi aktörlerin içinde bulunduğu bölgesel dengelerde ne tür değişimler görüleceği merak ediliyor. Konuya ilişkin Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulunan Kafkasya Uzmanı Prof. Dr. Mitat Çelikpala, “Barış anlaşması sağlanırsa, hat oluşturma projesi dengeleri değiştirecek. Amerika’nın sahaya gelmesiyle ilgili soru işaretleri var. Rusya, denklemin dışında kaldı. Türkiye’nin Batı’yla işbirliği içinde olması gerekiyor” dedi.
Kalyon ve Cengiz İnşaat, geçtiğimiz günlerde Zengezur Koridoru’na bağlanması beklenen Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu’nun temel atma törenini gerçekleştirdi. Söz konusu demiryolu, Kars’tan başlayarak Azerbaycan’ın Nahçıvan sınırında yer alan Dilucu Sınır Kapısı’nda son bulacak. Zengezur Koridoru olarak bilinen, Orta Asya ile Batı’yı birbirine bağlayacak hattın, ‘Trump Rotası’ ismiyle 99 yıl ABD’ye devredilmesi Ermenistan ile Azerbaycan arasında karara bağlanmıştı. İki ülkenin lideri 8 Ağustos 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğuyla Washington’da ortak barış deklarasyonuna imza atmıştı.
‘BARIŞ ANLAŞMASI, DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK’
Konuya ilişkin Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulunan Kafkasya Uzmanı Prof. Dr. Mitat Çelikpala, koridor projesinin gerçekleşmesi için öncelikle Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış anlaşması imzalanması gerektiğini söyledi. İki ülke arasında savaşın bitmesinden beri bu anlaşmanın masada olduğunu vurgulayan Çelikpala, “Azerbaycan ve Ermenistan görüşmeler sonucunda 17-18 maddelik bir anlaşma çıkardılar. Bu anlaşmanın imzalanabilmesi için de Azerbaycan’ın bir takım şartları var. Anlaşma imzalanabilirse bu, Kafkasya’nın normalleşmesi ve Orta Koridor gibi demiryolu, denizyolu, karayolu ağlarını Ermenistan’ı da dahil edecek biçimde Türkiye üzerinden batıyla Çin arasında hat oluşturulması projesinin gerçekleşmesini sağlayacak ve dengeleri değiştirecek. Bu, Türkiye’nin de başından beri desteklediği bir şey” dedi.
‘AMERİKA SÖZÜNDE DURACAK MI?’
Anlaşmanın hangi zeminde imzalanacağının önemli olduğuna dikkat çeken Çelikpala, “Buradaki en büyük sorun anlaşmayla ilgili görünür bir adımın Washington’da Trump’la beraber atılmış olması. Bu Azerbaycan açısından bir başarı çünkü ortada Trump’ın da iki liderle beraber imzaladığı bir iyi niyet belgesi var. Azerbaycan’ın üzerindeki Amerikan yaptırımlarının kaldırılmış olması bir kazanç. İki tarafın savaşmayacaklarını taahhüt etmiş olmaları da bölgesel dengeler açısından önemli.
Üçüncüsü, Trump yolu adı altına gelen, eski Zengezur Koridoru denilen, Nahçıvan ile Azerbaycan arasındaki bağlantı. Türkiye uzun süredir bunu çalışıyor. Dolayısıyla bu, hem Türkiye’nin hem de Azerbaycan’ın çıkarlarıyla uyumlu. Mesele, bunun gerçekleştirilmesi meselesi. Amerika’nın sahaya gelmesi, Kafkasya’daki dengeleri değiştirmesi ve İran’ın kuzeyini baskı altına alması gibi yansımaları olacak elbette.
Türkiye’nin en büyük sorunu; son 10-12 yıldır Irak’la başlayıp Suriye ile devam eden Amerika’yla yaşadığı gerginlikler. Bu koşullar altında kuşkuyla yaklaşmak Ankara açısından normal çünkü Amerika sözünde duracak mı, bölgeyi istikrarsız hale mi getirecek yoksa daha güvenli bir yere mi getirecek; bunları bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘RUSYA, DENKLEMİN DIŞINDA KALIYOR’
Rusya’nın, Ukrayna meselesinin de dahil olduğu konu başlıkları nedeniyle 2020’den beri Kafkasya bölgesinden çekilmeye başladığını söyleyen Çelikpala, “Bu geri çekilme hızlanmaya başladı. Rusya, Kafkasya’da artık 1990’larda ve 2000’lerdeki aktör değil. Bu türde projeler, Rusya’yı denklemin biraz dışına itecekmiş gibi gözüküyor. Ermenistan dahil olmak üzere bölgesel aktörler, Rusya’yı burada görmek istemiyorlar. Ancak, Ermenistan’da bir sınırlılık var; önümüzdeki Haziran’da Ermenistan’da seçim olacak.
Paşinyan iktidarda kalabilecek mi, Rusya’ya yakın bir muhalefet mi iktidara gelecek; bunları henüz bilmiyoruz. Onun için, Paşinyan yönetimi de bu türde Amerikan ve Batı destekli projelerle bölgedeki dengeleri değiştirmeye çalışıyor; Azerbaycan ve Ermenistan da. İkisi birleşirse, Rusya kısa vadede burada daha ikincil planda bir aktör olacak elbette. Rusya, Ukrayna meselesini bitirip bu bölgeye dönebilir ama eski usül askeri güçler buraya dönmesi artık mümkün değil çünkü dengeler değişiyor. Rusya’nın burada daha uzlaşmacı ve işbirliği yapmaya çalışan bir aktöre dönüşeceğini düşünüyorum” diye konuştu.
‘TÜRKİYE, MASADA PASİF KALIYOR’
Bu türdeki kapsamlı projelerin büyük yatırımlara ihtiyacı olduğunu söyleyen Çelikpala, “Türkiye’nin ekonomik şartlarını dikkate aldığımızda yabancı yatırıma ihtiyaç var. Bu da sorun yaratıyor. Türkiye’nin bunları yönetmek konusunda Batılılarla biraz daha işbirliği içinde olması lazım. Türkiye’de yönetim, daha pasif olarak bakıyor şu anda. ‘Nasıl olsa bunların hepsi Türkiye’den geçmek zorunda bizle anlaşacaklar’ ve ‘Azerbaycan’la aramız zaten iyi, dolayısıyla Azerbaycan’da Türkiye’nin yanında duracaktır’ diyor ama her ülke kendi çıkarlarına göre hareket etmeye çalışıyor. Türkiye’nin de burada kendi çıkarlarını gerçekleştirmeye çalışırken dikkatli olması lazım. Masada olmak lazım” dedi.