Kıbrıslı gazeteci Erçakıca, Tufan Erhürman’ın ilk 1 ayını değerlendirdi : ‘Seçim sürecindeki kara propagandayı çöpe attı’

Kıbrıslı gazeteci Erçakıca, Tufan Erhürman’ın ilk 1 ayını değerlendirdi : ‘Seçim sürecindeki kara propagandayı çöpe attı’

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Tufan Erhürman’ın cumhurbaşkanlığı seçimini açık farkla kazanmasının üzerinden bir ay geçti. Seçim sürecinde ‘federasyoncu’ diye yaftalanan, sonrasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “KKTC Türkiye’ye katılmalıdır” çağrısının muhatabı olan Erhürman, bir ay içerisinde önce Türkiye’yle ardından Rum Kesimi’yle görüştü.

‘4 KOŞULLA TUTUMUNU ORTAYA KOYDU’

Kıbrıslı Türk gazeteci Hasan Erçakıca, görüşmeleri ve Erhürman’ın ilk 30 gününü ele alarak, “Sayın Erhürman bu süreçte tam da beklediğim çizgiyi izledi. Nedir bu çizgi? Kıbrıs sorunuyla ilgili seçimden önce de açıkladığı koşulları vardı. Kapsamlı çözüm müzakerelerine geçiş için 4 koşulu Hristodulidis’in önüne koydu” dedi.

Koşullar arasında iki taraf arasındaki siyasi eşitliğin tartışma konusu yapılmaması, müzakerelerin bir zamana dayalı olması, önceden uzlaşılmış konuların yeniden ele alınmaması ve süreç başarısız olsa bile statükoya geri dönülmemesi yer alıyordu. Hristodulidis’in bu şartlara ilk aşamada yanaşmadığını vurgulayan Hasan Erçakıca, “Fakat bu şartların ortaya konması bile, seçimden önce kullanılan ‘Erhürman kazanırsa KKTC, Rumlar ile birleşmiş olacak’, ‘Yunanistan kazanmış olacak’ söylemlerini çöpe attı” dedi.

Türkiye’nin Kıbrıs sorununa bakışını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘iki devletli çözüm’ demeye devam etmesini değerlendiren Erçakıca, “Erhürman, daha seçim öncesinde, ‘güçlü iki kurucu devlete sahip federal çözüm’ün, iki devletli çözüm olabileceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Yani ‘iki devletli çözüm’ söyleminden vazgeçmeden bu yolu açtı” sözlerini kullandı.

‘TÜRKİYE, GKRY’NİN ADIMLARINA DİKKAT ETMELİ’

Bu konunun müzakereler ve pazarlıklara açık olduğunu belirten ve Güney Kıbrıs’ın 2026’nın ilk altı ayında AB dönem başkanı olacağını anımsatan Erçakıca, “Hristodulidis bir süredir Alman başbakanıyla yaptığı değerlendirmelerde, ‘Türk iş insanlarına Schengen bölgesinde vize kolaylığı sağlayalım ama Türkiye de Rum bandıralı ticaret gemilerine deniz limanlarını açsın’ noktasında. Yine, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kıbrıs’ta düzenlenecek AB toplantılarına davet edilmesi de söz konusu. Türkiye Dışişleri Bakanı’nı resmen tanımadığı bir devlete davet ediyorlar. Ben, dönem başkanlığının bu gibi atraksiyonlarla geçeceğini düşünüyorum. Hristodulidis doğrudan Türkiye ile muhatap olacak, Türkiye ile böyle küçük pazarlıklar yapacak, Kıbrıs Türk halkını yok sayarak tuzaklar kurmaya çalışacak. Türkiye buna dikkat etmeli” ifadelerini kaydetti.

‘ÇÖZÜM İÇİN AMERİKALILARA VE İNGİLİZLERE BAKIYORUM’

Peki Kıbrıs sorunu, Erhürman’ın beş yıllık döneminde çözülebilecek mi? En azından, bu konuda mesafe katedilebilecek mi? Erçakıca bu soruya, “Normal şartlarda Ada’nın güneyinin ve kuzeyinin görüşmelerinden tek başına bir şey çıkmaz. O yüzden benim gözüm kulağım Amerikalılar ve İngilizlerde. Bu ülkelerin tavırlarında çok hızlı değişiklikler olabiliyor. Örneğin Suriye’de dünün teröristini bugün muteber bir kişi haline getirebiliyorlar. Avrupa Birliği ve dünyadaki konjonktür özellikle Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye ihtiyaç duyarsa, yeni bir Kıbrıs ortaya çıkabilir” yanıtını verdi.