Kocaeli Valiliği’nin Atatürk için mevlit kararına karşı Hizbuttahrir ‘hilafet’ çıkışında bulundu: Hedef laik cumhuriyet!

Kocaeli Valiliği’nin Atatürk için mevlit kararına karşı Hizbuttahrir ‘hilafet’ çıkışında bulundu: Hedef laik cumhuriyet!

Kocaeli Valiliği’nin Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk için bugün tüm camilerde mevlit okutulması kararı alması başta cemaatler olmak üzere gerici odakların tepkisine neden oldu. Cemaatlerin elebaşıları Atatürk’ün “dinsiz”, söz konusu kararın “dinden saptıran (tağut)” olduğunu iddia edip; Türkiye Cumhuriyeti’nin laik yapısını hedef aldı. Yargıtay’ca terör örgütü sayılan, hilafet devletini kurmak için çalışmalar yürüten ve son dönemde Gazze gündemiyle cemaatleri kendisinin güdümüne sokmaya çalışan Hizbuttahrir ise karara karşı “hilafet” çıkışı yaptı.

KEMALİZME DE SALDIRI YAPILDI

Hizbuttahrir’in tepki çeken çıkışı Türkiye’deki propaganda yayını Köklü Değişim dergisinin Kocaeli temsilciliğinin sosyal medya hesabından yapıldı. “10 Kasım’da zorunlu ibadeti reddediyoruz” başlığıyla yayımlanan açıklamada; valiliğin kararının camilere uygulanan keyfi ve zorlayıcı bir yaptırım olduğu iddia edildi. Söz konusu kararın cumhuriyetin kurucu ideolojisi Kemalizmin bir dayatması olduğu ileri sürülen metinde; “Bu ülkede bir asırdır (yüzyıl) okulda, sokakta, medyada, siyasette dayatılan Kemalizm, şimdi de cami eliyle dayatılmak isteniyor. İslam’ı ve onun kutsallarını kaldıran, Batı düşünce ve kanunlarını kabul eden Kemalizm ve onun kurucusunun camilerde anılması, Kemalist dayatmanın son noktasıdır” savunusu yapıldı.

ADETA BAŞKALDIRI METNİ!

Laik eğitim sistemini istemediklerinin ilan edildiği açıklamada; “Laik eğitim müfredatını, modern ayinleri kabul etmiyor ve iman ettiğimiz İslam’ın emri gereğince okulda, sokakta, medyada, işyerinde ve her yerde Allah’tan başkasını yüceltmiyor ve anmıyoruz. Elbette sorun sadece camiler için alınan bu karar değil, hayat ile ilgili alınan tüm kararlardadır. Âlemlerin rabbi Allah’tır ve sadece onun hükümleri hayatımızın tamamında uygulanabilir. Bu ise ancak İslam nizamının (düzeninin) hayatımızda hilafet ile tatbik edilmesiyle (uygulanmasıyla) mümkündür…” denildi.