Meclis’te 15 yıl önce kurulan deprem komisyonunun hazırladığı rapordaki sorunlar hâlâ güncel: Tespitler sözde kaldı
Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olan deprem tehlikesi için Meclis’te 23 yıllık AKP dönemi boyunca üç farklı deprem komisyonu kuruldu. Bu komisyonlardan ilki, 2010 yılının temmuz ayında çalışmalarının raporunu kamuoyuyla paylaştı.
İMAR AFFI RİSKİ
Raporda “güncel sorunlar” olarak paylaşılan ve bugün de tartışılmaya devam eden tespitler dikkat çekti. Bu tespitlerden bazıları şöyle:
– Yasal düzenlemeler ve toplumsal alışkanlıklarımız açısından, afetten sonra yardım ve yara sarma politikalarına öncelik verilmektedir.
– İmar düzenlemelerinde afet konusu ihmal edilmiştir. İmar planlamasındaki kanun ve yönetmelikler; kaynak geliştirme, örgütlenme, fiziki düzenleme, işletme konularında etkin yaptırıma sahip değildir.
– Tanımlanması yapılmayan veya yapılamayan çeşitli riskler bulunmaktadır. Bunlar; hızlı kentleşme, imar afları, acil durum hizmetlerinin yetersizlikleri gibi çeşitli gruplar altında sıralanabilir.
– Afet önlemlerine ilişkin sorumlulukların kimde olduğu tanımsız kalmıştır.
– Afetlerle karşılaşıldığında, eylem kararları yerel yönetimlerce belirlenmek yerine, üst düzey karar vericiler tarafından alınmaktadır.
– Şehirlerimizde üretim teknik özellikleri bilinmeyen, ruhsatsız, yaygın bir kaçak yapı stoku vardır. Güçlendirilmiş yapıların depremde direnç göstereceklerine ilişkin bir teknik güvence verilememekte, bu da talebin gerilemesine yol açmaktadır.
Raporun sonundaki çözüm önerileri bölümünde ise bugün de önerilmeye devam eden bazı maddeler olduğu görüldü. Özel bir afet fonu oluşturulması önerilen raporda şu ifadelere yer verildi:
“Bütçeden yıllık aktarmalarla desteklenen ve sürdürülebilir bu fona, DASK işlemlerinin ve TOKİ kaynaklarının katkısı da mutlaka sağlanmalıdır. Bu fonun oluşturulma sürecinde, eğitim ve araştırma kurumlarının, meslek odalarının, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının da roller üstlendiği bir yeni dayanışma ve işbirliği ortamının yaratılması sağlanmalıdır. Ayrıca, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile ilgili kamu kurumlarının mali yönden işbirliği yapması gerekir.”








