Trump–Mamdani görüşmesinden 3 önemli ayrıntı
ABD Başkanı Donald Trump’ın Oval Ofis’te gerçekleştirdiği ikinci dönem görüşmeleri tüm dünya tarafından dikkatle izleniyor. Ancak Cuma öğleden sonra New York’un yeni seçilmiş belediye başkanı Zohran Mamdani ile yaptığı görüşme kadar merak uyandıran çok az toplantı olmuştur.
CNN politika analisti Aaron Blake‘ye göre, birçok yorumcu bu görüşmede, Cumhuriyetçilerin bir tür ‘korku öznesi’ne dönüştürmek istediği, genç ve gelecek vaat eden demokratik sosyalist siyasetçi Mamdani ile Trump arasında sert diyaloglar bekliyordu. Fakat ortaya çıkan tablo, ilginç bir şekilde bunun tam tersi oldu.
İşte, o görüşmede öne çıkan 4 önemli ayrıntı
1. TRUMP’IN BEKLENMEDİK TAVRI
Bazı yorumcular böyle bir senaryonun ihtimal dahilinde olduğunu söylemişti, ancak özellikle Trump’tan böyle bir yaklaşım görmek yine de şaşırtıcıydı.
Gazeteciler her iki isme de geçmişte birbirleri hakkında söyledikleri sert sözleri hatırlatan sorular yöneltti; ancak iki taraf da gerilimi yükseltme fırsatlarını sürekli geri çevirdi ve ortak noktaları vurgulamayı tercih etti.
Trump’ın ifadelerinden bazıları şöyleydi:
“Bazı muhafazakârları gerçekten şaşırtacağını düşünüyorum.”
“Bazı fikirleri benim fikirlerimle birebir aynı.”
“Düşündüğümden çok daha fazla konuda anlaşıyoruz.”
“Bu belediye başkanının gerçekten harika işler yapabileceğini düşünüyorum.”
Bir gazeteci Trump’ın, Mamdani seçilirse New York’un fonlarını keseceğini söylediğini hatırlattığında Trump, bu seçeneği gerektiğinde kullanabileceğini ima etti, ancak bunun pek olası olmadığını da ekledi.
Övgüler çoğunlukla Trump’tan Mamdani’ye doğru aktı. Mamdani ise Trump’a yönelik eleştirilerini hatırlatmak yerine sürekli ‘yaşam maliyeti krizi’ konusuna dönerek tartışmayı ekonomik gündeme çekti.
Gazze konusunda ABD hükümetinin ‘soykırıma ortak olduğu’ yönündeki sözleri gündeme getirildiğinde geri adım atmadı, ancak hızla yeniden ekonomiye döndü.
Görüşmenin sonunda bir gazeteci, “New York Trump’ı seviyor mu?” diye sorduğunda Mamdani direkt olarak yanıt vermedi ama Trump’a şu sözlerle jest de yaptı:
Son seçimde daha fazla New Yorklu, yaşam maliyeti konusundaki yaklaşımı nedeniyle Başkan Trump’a oy verdi. Bu konuda birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum.

2. MAMDANİ’YE ‘KORUMA KALKANI’
Görüşmenin ilginç yönlerinden biri de Trump’ın Mamdani’ye yönelik eleştirileri bizzat savuşturmasıydı.
Bir gazeteci, Mamdani’nin geçmişte Trump için ‘faşist’ dediğini hatırlattığında Trump şu sözlerle karşılık verdi:
“Sorun değil. Evet, diyebilirsin…”
Mamdani’nin Trump’ı ‘despot’ olarak tanımladığı hatırlatıldığında ise “Hakkımda, despot’tan çok daha kötü şeyler söylendi” dedi.
Mamdani’nin Trump’ın sınır dışı operasyonlarını eleştirdiği gündeme getirilince, Trump konuya şu sözlerle açıklık getirdi:
O da suç görmek istemiyor, ben de istemiyorum. Bu konuda anlaşamayacağımıza dair en ufak şüphem yok.
3. ‘KAZANANI TANIMA’ REFLEKSİ
CNN’e göre, Trump’ın geçmişte defalarca sergilediği bir refleks burada da öne çıktı: Siyasi olarak zıt bile olsa, güçlü duruş gösteren ve seçim kazanan isimlere saygı duyma eğilimi.
Blake’ye göre, Mamdani şu anda genç, yetenekli ve New York gibi Trump’ın duygusal bağının olduğu bir yerden yükselen, en önemlisi de seçim kazanmış bir politikacı. Trump’ın Queens’li, dikkat çekici ve yetenekli bir siyasetçiye sempati duyması şaşırtıcı değil.
Ayrıca Beyaz Saray’ın Mamdani ile kavga etmek istememesi de mümkün. Çünkü Mamdani, Trump’ın şu an en fazla zorlandığı ‘yaşam maliyetleri’ gibi bir konuda olağanüstü etkili bir kampanya yürüttü. Onunla polemik yapmak Beyaz Saray açısından riskli görülebilirdi.
BU GÖRÜŞMEDEN NE ANLAMALIYIZ?
Aaron’a göre bu samimi tablo, Cumhuriyetçiler açısından siyasi bir bedel yaratabilir. Zira Mamdani’yi günlerdir ‘komünist’, ‘aşırılıkçı’ ve ‘tehlikeli bir solcu’ olarak tanımlıyorlardı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, görüşmeden bir gün önce şu ifadeleri kullanmıştı:
Yarın Beyaz Saray’a bir komünist geliyor. Çünkü Demokrat Parti ülkenin en büyük şehrine bir komünisti seçti.
Başkan Yardımcısı JD Vance, Mamdani ile görüşmemek için ‘mide rahatsızlığı numarası yapabileceğini’ söylemişti. Senatör Rick Scott ise Mamdani’yi ‘kelimenin tam anlamıyla komünist’ ilan edip Trump’ın ona ders vereceğini söylemişti.
Ama böyle bir şey olmadı. Trump, yine herkesi ters köşeye yatırdı ve Demokratları Mamdani üzerinden ‘kriminalize etme’ stratejisini büyük ölçüde yıprattı. Hatta bir adım ileri giderek, Mamdani’ye yönelik ‘cihatçı’ suçlamasını dahi reddetti ve “Hayır, katılmıyorum. Kampanya döneminde bazen böyle şeyler söylenir” dedi.
Sonuç?
Trump, Cumhuriyetçilerin Mamdani’ye yönelik saldırı hattını zayıflattı.
Şimdi asıl mesele: Bunun Cumhuriyetçi tabanda nasıl karşılanacağı.








